28 Haziran 2016 Salı

Yine mi Köfte?


                 Evet,bu bizim her akşam yemeğinde görmek istediğimiz nefis köftecikler.Yanında patatesle biber olunca tadından yenmez.Peki bu köfteler neden ince belli mini mini bir kız olmaya çalışırken karşımıza çıkar?Bizler kızız.Bulunduğumuz kilo her zaman fazladır gözümüzde.Diyet yapmalıyız ki inceymiş gibi hissedebilelim.Bir günlüğüne de olsa 'Hayır canım,ben diyetteyim.' triplerine girebilelim.2 gün yeşil çay içince 'Basenler gitmiş mi ne?' diyebilelim.

        Fakat bu zorlu (!) yolculuğun başında o güzelim akşam yemeği menüsünde mısır salatası ve yulaf lapası olması gerekirken,fırında patates,kızartma,nohut-pilav ve üstüne taze taze şekerpare olması kaderin bize bir oyunu mu?Yoksa analarımızın nefsimizi terbiye etme çabalarımı? 'Anne bugün güzel bir yemek yapma,diyete başladım ben.' 'Kızım kilon iyi senin,ne diyeti?' 'Olsun anne,daha da inceleceğim ben.' Gün boyu ağızda sakızlarla,tadını bitkiden başka her şeyden almış bitki çaylarıyla ve 3 dilim kepekli ekmekle karnımızı doyurmaya çalışırken akşama doğru burnumuza nefis kokular gelir.Bu yulaf lapasının kokusu değil elbette.Özenle seçilmiş,her biri yüksek kalorili yemekler ve tatlılar.Annemin yemek masasında attığı bakış ise eşsiz.'Demek sen ben evdeyken diyet yapmaya kalkarsın ha!' Kendimi tuttum,tuttum ve tuttum.Benden bu kadar.3 saniye içinde ağzına beş farklı yemek sokabilen bir insana dönüşürken annemin o zafer dolu bakışlarına maruz kalmak çok da güzel bir his değil.Tamam anne,sen kazandın.Ben gene kaybettim ve sen kazandın.


            'Yine hüsraaaaaaaan,her daaaaaim!Feryat figaaaaaaan kalbim!' Ceceli şarkılarıyla avutuyorum kendimi.Benim diyet yapmam için tek bir ihtimal kaldı artık:Kuzey Kutbu'na taşınıp minik bir igloda yaşarken buzları kemirmek!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder